
O ZAMAN BAŞKA
Hoca’nın kadılık yaptığı sıralarda bir adam gelmiş:-Hoca efendi demiş,size bir şey danışacağım.-Buyrun sorun.Demiş Hoca, adam sözünü sürdürmüş:-Geçen gün , komşuların size ait olduğunu söyledikleri bir inek, tarlada bizim ineğin karnını vurup öldürmüş. Şimdi ne yapmam gerek?Hoca , sakallarını sıvazlayıp bir an düşündükten sonra :-Hayvan bu, demiş, dava edecek değilsin ya!..-Teşekkür ederim kadı efendi.-Sahibinin de bu işte suçu yok;ne bilsin böyle olacağını?Adamın yüzü gülmüş, tekrar söze başlamadan önce:-Kusura bakma kadı efendi, demin ben bir yanlışlık yaptım, ölen inek benimki değil, seninki imiş.Hoca , yerinden doğrulup:-Bak demiş, şimdi iş değişti. O halde verin raftaki kara kaplı kitabı da hele bir bakalım! ...
SUBAŞINI EŞEĞİ
Eşeği kaybolan Subaşı, ateş püskürmüş:-Çabuk benim hayvanımı bulun, yoksa karışmam! Diye bağırmaya başlamış.Herkesi bir telaş , bir korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler , yolda Hoca’ya rastlamışlar:-Aman Hocam, bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala n’olur.-Eşek kimin?-Subaşının.Demişler. Hoca da: “Peki ararım” demiş ve türkü söyleye söyleye yolunu sürdürmüş. Karşısına çıkan bir köylü :-Hocam, böyle türkü söyleyerek ne yapıyorsun?Deyince ,Hoca:-Subaşının kaybolan eşeğini arıyorum!Demiş. Adam , yine sormuş:-Peki , böyle türkü söyleyerek eşek mi aranır a Hoca?-El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. Hele eşek zorla aranıyorsa. Üstelik Subaşınınsa...
EŞEĞE NEDEN TERS BİNMİŞ
Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der:-Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz!
PERDEYİ BEN BULDUM
Bir ahbap topluluğunda Hoca’nın eline iş olsun diye bir saz tutturmuşlar:-Hadi bize güzel güzel bir şeyler çal da dinleyelim!Demişler. Hoca sazı eline alınca mızrabı bir aşağı bir yukarı teller üzerinde rastgele dolaştırmağa ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gıcırtılar çıkarmağa başlamış:-Aman Hoca demişler, saz dediğin böyle mi çalınır? Perdeler üzerinde usuliyle gezinmek gerek ...Hoca , elindeki sazı dımbırdatmağı sürdürürken:-Onlar perdeyi bulamazlar, aramak için gezinip dururlar. Ben buldu işte. Niçin boşu boşuna gezinip durayım, demiş. Gülmüş.
ALLAHIN RAHMETİ
Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar : -Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?, der. Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün hocanın komşusu hocayı yağmurdan kaçarken görür ve hocaya bir ders vermek ister : -Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun, der. Hoca hiç durmadan yoluna devam eder ve komşusuna şöyle der : -Ben rahmetten kaçmıyorum sadece allahın rahmetine basmamak için çabalıyorum.
BEN UYUYORUM
Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış.Gece yarısı arkadaşı sormuş : -Hocam, uyudunuz mu? -Buyurun birşey mi var? -Biraz borç para isteyeyim demiştim. Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp : -Ben uyuyorum! demiş.
Hoca’nın kadılık yaptığı sıralarda bir adam gelmiş:-Hoca efendi demiş,size bir şey danışacağım.-Buyrun sorun.Demiş Hoca, adam sözünü sürdürmüş:-Geçen gün , komşuların size ait olduğunu söyledikleri bir inek, tarlada bizim ineğin karnını vurup öldürmüş. Şimdi ne yapmam gerek?Hoca , sakallarını sıvazlayıp bir an düşündükten sonra :-Hayvan bu, demiş, dava edecek değilsin ya!..-Teşekkür ederim kadı efendi.-Sahibinin de bu işte suçu yok;ne bilsin böyle olacağını?Adamın yüzü gülmüş, tekrar söze başlamadan önce:-Kusura bakma kadı efendi, demin ben bir yanlışlık yaptım, ölen inek benimki değil, seninki imiş.Hoca , yerinden doğrulup:-Bak demiş, şimdi iş değişti. O halde verin raftaki kara kaplı kitabı da hele bir bakalım! ...
SUBAŞINI EŞEĞİ
Eşeği kaybolan Subaşı, ateş püskürmüş:-Çabuk benim hayvanımı bulun, yoksa karışmam! Diye bağırmaya başlamış.Herkesi bir telaş , bir korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler , yolda Hoca’ya rastlamışlar:-Aman Hocam, bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala n’olur.-Eşek kimin?-Subaşının.Demişler. Hoca da: “Peki ararım” demiş ve türkü söyleye söyleye yolunu sürdürmüş. Karşısına çıkan bir köylü :-Hocam, böyle türkü söyleyerek ne yapıyorsun?Deyince ,Hoca:-Subaşının kaybolan eşeğini arıyorum!Demiş. Adam , yine sormuş:-Peki , böyle türkü söyleyerek eşek mi aranır a Hoca?-El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. Hele eşek zorla aranıyorsa. Üstelik Subaşınınsa...
EŞEĞE NEDEN TERS BİNMİŞ
Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der:-Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz!
PERDEYİ BEN BULDUM
Bir ahbap topluluğunda Hoca’nın eline iş olsun diye bir saz tutturmuşlar:-Hadi bize güzel güzel bir şeyler çal da dinleyelim!Demişler. Hoca sazı eline alınca mızrabı bir aşağı bir yukarı teller üzerinde rastgele dolaştırmağa ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gıcırtılar çıkarmağa başlamış:-Aman Hoca demişler, saz dediğin böyle mi çalınır? Perdeler üzerinde usuliyle gezinmek gerek ...Hoca , elindeki sazı dımbırdatmağı sürdürürken:-Onlar perdeyi bulamazlar, aramak için gezinip dururlar. Ben buldu işte. Niçin boşu boşuna gezinip durayım, demiş. Gülmüş.
ALLAHIN RAHMETİ
Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar : -Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?, der. Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün hocanın komşusu hocayı yağmurdan kaçarken görür ve hocaya bir ders vermek ister : -Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun, der. Hoca hiç durmadan yoluna devam eder ve komşusuna şöyle der : -Ben rahmetten kaçmıyorum sadece allahın rahmetine basmamak için çabalıyorum.
BEN UYUYORUM
Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış.Gece yarısı arkadaşı sormuş : -Hocam, uyudunuz mu? -Buyurun birşey mi var? -Biraz borç para isteyeyim demiştim. Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp : -Ben uyuyorum! demiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder